Genç Forum - E Kitap, İndir Bedava, Oku, 2014, Mesajlar, Resimler

Genç Forum - E Kitap, İndir Bedava, Oku, 2014, Mesajlar, Resimler (http://www.gencfrm.com/)
-   E-Book İndir - E-kitap İndir (http://www.gencfrm.com/e-book-indir-e-kitap-indir/)
-   -   Haritada kaybolmak kitap özeti ve ana fikri nedir (http://www.gencfrm.com/e-book-indir-e-kitap-indir/162-haritada-kaybolmak-kitap-ozeti-ve-ana-fikri-nedir.html)

zคккย๓♣ 02-15-2013 23:54

Haritada kaybolmak kitap özeti ve ana fikri nedir
 
Haritada kaybolmak kitap özeti ve ana fikri nedir,
haritada kaybolmak kitabının özeti ,haritada kaybolmak özeti ,haritada kaybolmak özet, haritada kaybolmak kitap özeti ,haritada kaybolmak özeti kısa, haritada kaybolmak kitabı özeti, haritada kaybolmak kitabının kısa özeti ,kraliçeyi kurtarmak kitabının özeti, haritada kaybolmak kısa özeti, kraliçeyi kurtarmak kitabının uzun özeti


Bu yazıda haritada kaybolmak isimli kitabın özetini ve kısaca ana fikrini sizlere sunuyoruz.

Haritada kaybolmak Kitabının Özeti

Çocuklara matematiği sevdiren yazar, bu kez coğrafyayla, dünyada ilk kez Türkçe’de!

Kraliçeyi Kurtarmak kitabıyla çocuklara matematiği sevdiren yazar, bu kez coğrafyayla, dünyada ilk kez Türkçe’de…

Kraliçe’yi Kurtarmak adlı kitabıyla matematiği sevmeyen çocuklara bile problem çözdüren Tumanov, becerisini bu kez coğrafya alanında kullanıyor. Soluk soluğa bir macerada çaresiz kalan kahramanlara yardımcı olmak isteyen çocuklar bu kez harita ve ansiklopedi karıştırmanın ne kadar da eğlenceli olabileciğinin farkına varacaklar…

Haritada Kaybolmak’ta iki kardeşin başlarına açtıkları dertten kurtulması, harita kullanma becerilerine bağlı! Bilmecelerde ipuçları verilen ülkelerin, dünya haritası ve ansiklopedi kullanılarak çözülmesiyle ilerleyen roman, hem öğrenmeyi eğlenceli kılıyor, hem de coğrafyanın yaşamımızdaki önemini vurguluyor.

Aileleriyle birlikte uzun süredir yaşadıkları sessiz ve sıkıcı kasabadan büyük kente taşınan Alt Kardeşler Chris ve Francis’in yaşamı, sinemadan dönerken yağmura yakalandıkları bir akşam hiç ummadıkları biçimde değişir. Daha doğrusu, bir karabasana dönüşür. Yağmurdan kaçmak için sığındıkları, tuhaf nesnelerle dolu dükkânda, izinsiz atıştırdıkları leziz şekerler çocukları hızla yaşlandırmaya başlar. Tek kurtuluş yolları, eski bir dünya haritasında beliriveren bilmeceleri çözmektir. Başlangıçta, kolay görünse de, peşlerine bir de hırslı muhabir Wrangler takılınca, hem ondan kaçmak, hem de yaşlanmanın ağırlaşan koşullarıyla baş etmek haritanın gizini çözmelerini nerdeyse olanaksızlaştırır…
(Tanıtım Yazısından)

İkinci büyük okyanus bir zamanlar yaşadı kötü bir furya.
Ve karnından lavlar yükseldi çıkıncaya kadar temiz havaya.
Lavlar bir ada yarattı daha önce yalnızca suyun olduğu ummanda.

Ve işte duruyor orda -ta kuzeyde, Norveç Denizi’nin yanı başında.

Bu ülkede yaşayanlar ayaklarının altında bir sıcaklık duyar,
çünkü yeraltındaki termal kaynaklar hep fıkır fıkır ısı yayar.
Burdan batıya doğru denize açıldı çok eskiden Kuzeyliler
ve Kuzey Amerika’ya kadar ulaştı çetin ceviz Vikingler.
Bu büyüleyici adanın adını bulmak şimdiki görevin.
Bir ipucu daha: Adı çözmen için iz sürmelisin.

Önlerindeki haritaya gözlerini diken Chris, Bu bilmecenin büyüleyici bir yanı yok, dedi. Bunun gibi on tanesini çözmemiz gerekiyor, öyle mi?

Teker teker, Chris, diye yanıtladı Francis, ağabeyinin tavrından bıkmış bir halde. Toparlan artık, diye sertçe ekleyip, haritayı rulo yaptı ve genelde spor malzemesini koyduğu çantaya yerleştirdi. Ağlaşmak bizi gençleştirmez. Kitaplara başvurmalıyız.

Chris kaşlarını çattı, ama tartışmadı. Birkaç dakika sonra iki kardeş semt kütüphanesinin yolunu tutmuşlardı. Bu sefer babalarının eski ayakkabılarını giydiklerinden üç gündür ilk defa ayakları acımıyordu. Güneş parlıyor, Mandeville sokakları arı kovanı gibi kaynıyordu. Yük kamyonetleri ve dondurma arabaları, posta ve okul servisleri, yol onarım ekipleri ve dükkân sahipleri – Hepsi zamanla yarışıyor ve bir güne olabildiğince çok şey sığdırmaya çalışıyor gibiydiler. Oysa, bir bilselerdi…

Fare yakalamış kedi gibi şişinen Francis, ansiklopediyi masaya bıraktı ve Chris’in de artık bir itirazı olmadığından, parmağını harita rulosundaki İzlanda’nın göbeğine bastırdı hemen.

Adanın baştan aşağı renk değiştirip, sanki alttan aydınlatılmışçasına ışıldamaya başladığını görünce, oğlanların zafer sarhoşluğu tam bir şaşkınlığa dönüştü. Şimdi İzlanda üçboyutlu görünüyordu: Ortasında beyaz buzullar, kıyılarında birkaç kent ve çevresinde dalgalanan Atlas Okyanusu’nun kuzey suları. Ancak, haritanın geri kalanı eskisi kadar düz ve hareketsizdi.

Vay canına! diye fısıldadı bu dönüşümden büyülenen Francis. Ne harita ama!.. Şuraya bak! İşte, başkent Reykjavik… Caddelerdeki insanları ve arabaları görebiliyorum! Bu gerçekten inanılmaz. Baksana, Chris!

Chris kardeşinin işaret ettiği yere baktı. Olanaksız bir manzaraydı karşısındaki. İzlanda, hem uzaydan bir kamerayla çekilmişçesine tek bir bütündü, hem de alçalmakta olan bir uçaktan bakılıyormuşçasına en ufak ayrıntıları bile görülebiliyordu. Gözlerini, parlak renkli çatıları, limana uzanan dümdüz caddeleri ve orta yerdeki gölüyle temiz ve küçük bir kent görünümündeki Reykjavik’ten alamayan iki kardeş, orada öylece oturup kaldılar.

Birden elini alnına vuran Chris, başını canlı haritadan kaldırdı. İz-landa -’İz sürmelisin’! diye bağırdı. Anladın mı? Bilmecenin son satırı. Bu ipucunu daha başında değerlendirebilirdik.

Ancak, Francis başka şeyle meşgul görünüyordu. Bir sonraki bilmece nerde? Televizyonun arkasında küçük insanlar mı var diye bakan küçük bir çocuk gibi, harita rulosunu merakla evirip çevirmekteydi. Ne var ki, arka yüzü bir kâse süt kadar beyazdı. Francis haritayı tekrar masaya yaydı, gözlerini dikip, her an yeni metnin belirmesini beklemeye başladı.

Hâlâ Atlas Okyanusu’nun güneyinde dalgalanmakta olan ilk mesajı işaret eden Chris, Talimatlara baksana, dedi. Bilmece zamanını harita belirliyor. Yani, beklemek zorundayız.

İki aylık ömrüm kaldıysa, beklemek hoşuma gitmiyor, diye homurdanarak arkasına yaslandı Francis.

Konuşmaları; o sırada masalarına gelip, uykulu bir gülümsemeyle Chris’e, Kütüphane şimdi kapanıyor, beyefendi. Çıkmadan kitapları masanın üstünde bırakın, lütfen, diyen kütüphaneci tarafından bölündü.

Kapıdan çıkarlarken, Sana nasıl hitap ettiğini duydun mu, beyefendi? diye fısıldadı Francis ağabeyine. Bundan hiç hoşlanmışa benzemeyen Chris, elinden geldiğince beyefendi gibi görünmemeye çalıştı.

Oğlanlar eve varıp salona girdiklerinde, onları beklemekte olan anne ve babaları sinirli bir şekilde duvardaki saate göz attılar.

Anne, baba, dedi Francis, boru gibi bir sesle, kütüphanedeydik.

HARİTADA KAYBOLMAK

On iki yaşındaki Cris Alt’la on bir yaşındaki Francis Alt o gün sırılsıklamdırlar. Gittikleri sinemadan dönerken feci bir yağmura tutulmuşlardır. Otobüs bekleyemeyip koşararak bir dükkân bulup girmek istemişlerdir. Ancak hiçbir dükkân bulamamışlar ama sonunda önlerine tabelasında Chargin Hobi Ve Tuhaflık Çeşitleri yazan açık bir dükkân görüp girerler. İçerisi çok pis koktuğu için kendilerini dışarı atmak isterler ama yağmur gittikçe hızlandığı için vazgeçerler. Cris kimse yok mu? Diye bağırır ancak ne bir müşteri ne de bir satıcı gelir. Her yerde garip eşyalar vardır. Francis her zamanki meraklı tavırlarıyla etrafa bir göz atar ve dolabın üzerinde duran küçük heykelcikler görür bunlardan birinin altında Mutlu Joel diğerlerinin altında ise Sulugöz Teresa Gezgin Tim Hırçın Marvin yazıyordur. Francis bunları keşke alsak der. Ancak fiyatları çok pahalıdır. Francis etrafa tekrar bakar ve kutular görür bunlardan birini açar ve içerisinde şekerler olduğunu görür bir tane ağzına atar. Ve Cris’e dönüp çok güzel sen de demek ister misin? Diye sorar ve Cris önce kızar ama oda yiyince çok beğenir ve beraber kutuyu bitirirler sonunda yaşlı bir adam içeri gelir. Ve Cris parayı adama uzatır adamın bir şey söylemesine izin vermeden dükkândan çıkıp giderler. Eve geldiklerinde anne ve babaları nerede olduklarını sorduğunda Alt kardeşler yağmura yakalandık derler. Ancak ne çimlerde bir ıslaklık ne de üstlerinde bir nem olmadığı için anne ve babaları onlara inanmaz.
Daha sonra Alt ailesi Mandeville’ye taşınır. Ve okullar başlar. Fakat Cris ve Francis’te bir farklılıklar belirmiştir. Bayan Alt bir doktora gitmelerini söyler. Ancak Francis karşı çıkar ve kendilerinin halledebileceklerini söyler ve Cris ile konuşur. Beraber evden çıkıp Chargin Hobi Ve Tuhaflık Çeşitleri adlı dükkâna giderler. Ve adama bunun ne olduğunun neden hızlıca yaşlandıklarını sorarlar. Adam ise yediğiniz şeyler aslında şeker değil seneduks tozudur. Ve çok az rastlanan coğrastris hastalığının tedavisinde kullanılır. Ve çok az dozda kullanılır. Siz ise tam bir kutu bitirmişsiniz. Ve her gün tam bir yıl yaşlanacaksınız der. Ve Alt kardeşler bunun üzerine önce biraz öfkelenir ve bundan nasıl kurtulacaklarını sorarlar. Adam ise bunun tek bir çaresi var der ve dört tane rulo uzatır. Alt kardeşler bunun üzerinde düşündükten sonra üzerinde ateş su hava ve toprak yazan rulolardan en mantıklısının toprak olduğuna karar verip toprak rulosunu seçerler. Ve adam bunun üzerine bir harita çıkarır ve bunun üzerinde belirecek on bilmeceye doğru yanıtı verirlerse kurtulabileceklerini söyler ve alt kardeşler haritayı alıp eve giderler. Haritayı masaya koyup yatarlar. Sabah haritada bir ışık olduğunu görüp bakarlar ve bu bilmeceyi çözmek için atlasa ve haritaya ihtiyaçları vardır. Hemen kütüphaneye gidip bilmeceyi çözerler. Bu şekilde bilmeceleri çözmeye devam ederken gün geçtikçe yaşlanmaktadırlar. Bir gün tekrar haritada ışık yanar ve Alt kardeşler kütüphaneye giderken yolda Wrongel adında bir gazeteciyle karşılaşırlar ve Wrongel onlardan muhabirlik yapmasını ister. Ancak Alt kardeşler bunu düşünecek halde değillerdir. Ve kütüphaneye gidip bilmeceyi çözerler. Wrongel Alt kardeşlere bir tuzak hazırlar ve haritayı çalar. Alt kardeşler eve geldiğinde haritanın olmadığını görünce hemen Wrongel’in ofisine gidip haritayı alırlar. Ve bir ışık yandığını görüp bilmeceyi çözerler. Geriye iki bilmece kalmıştır. Onları çözmek için kulübeye giderler. Cris Francis’e sormadan bir bilmeceyi çözmeye çalışır ve yanlış yapar birden on yaş yaşlanır. Geri kalan iki bilmeceye Cris zor durumda olduğundan Francis çözer. Ve karşısında bir küre belirir.
Bunun üzerine küre Francis’e her şey bitti artık eski günler geri dönüyor dercesine Chargin Hobi Ve Tuhaflık Çeşitleri dükkânın üzerinde döner. Ve artık kulübedeki son günleridir. Alt kardeşler eve dönerler ve anne ve babalarına sıkı sıkı sarılırlar. Anne ve babalarından ses çıkmayınca onlarda ses çıkarmazlar. Eylül ayının sonunda bir Pazar günü hazırlanıp beyzbol oynamak için şehre inerler ve Chargin Hobi Ve Tuhaflık Çeşitleri dükkânına gitmeye karar verirler. Oraya geldiklerinde dükkânın yerinde Timbuktu emlak ofisi diye bir yerin bulunduğunu görürler. Ve tekrar yağmur bastırmaya başlar otobüse biner eve dönmek üzere yola çıkarlar. Otobüste birlikte düşünürler ve silkelenerek kendilerine gelirler ve artık yüzlerinde on bir ve on iki yaşlarında bir çocuk ifadesi değil daha olgun bir ifade vardır. Arkalarına yaslanır ve gevşerler. Artık yolculuk sona ermiştir


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:35.

Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.6.0 RC 2